Mükemmel!
Quicksand - Wolf Myer Orchestra Feat. Nika Zach / Femme Fatale 2007
Mükemmel!
Quicksand - Wolf Myer Orchestra Feat. Nika Zach / Femme Fatale 2007
5 yıldır gündemimde olan bir konu var. nüfus cüzdanlarımızdaki din hanesi meselesi. aslında çok daha öncelerden kafamı kurcalayan bir konuydu ama konunun içine direkt tam beş yıl önce girmiştim. nüfus cüzdanımı yıprandığı için değiştirmeye gittiğimde, din hanesinin boş bırakılmasını talep etmiştim. görevli memur bunun mümkün olmadığını söylemişti. ısrarım karşısında beni nüfus dairesi müdürü ile görüştürmüştü. daire müdürü bana aynen şu sözleri sarfetmişti; “dini hanesini boş bırakamayız ama mevcut yazandan farklı bir şey yazabiliriz” Ne demek bu kardeşim diyerek, talebim yerine gelmeden ayrılmıştım müdürlükten. Belli ki bir “normalleştirme” düzeninden sekmiştim. o zaman aklıma gelmemişti ama daha sonraları, beyanım doğrultusunda “düzeltilebilecek” olan haneye ateist ya da budist yazdırsaymışım keşke diye düşünmüştüm.
birkaç sene önce bu yanlışlıktan bir şikayet doğrultusunda vazgeçilmişti. değiştirilen yasa ile din hanesinin boş bırakabilirliği hakkı vatandaşa verilmişti. sevindirici sayılacak bu gelişmeye, “yetmez, daha fazlasını isterim” diyerek burun kıvırmış ve boş bırakmak için gidip uğraşmamıştım.
“daha fazlasını isterim” bildiğiniz üzere geçen günlerin konusu oldu. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne yapılan bir başvuru neticesinde mahkemeden, nüfus cüzdanlarında dini hanesinin bulunmasının insan haklarına aykırı olduğu kararı çıktı. Hükümet’in bu karar doğrultusunda, aykırılığı olmayan yeni nüfus cüzdanlarının basımı için işlemleri başlattığı söylendi.
bunları, bu güncel konuyu ne kadar uzun zamandır, ne kadar yakından takip ettiğimi aktarmak için yazıyorum. malumunuz, her güncel konuda olduğu gibi bu konuda da basında çeşitli tartışmalar dönmeye başladı. açıkçası konu çok tartışılabilecek bir durumda olmadığı için bu tartışmalar sığ kaldı. fakat bu sabah yeni şafak gazetesi yazarı akif emre’nin yazısını görünce, bu konu ekseninden ayrılarak, aklıma başka sorular ve başka sorunlar takıldı.
gündem karmaşası içerisinde, konular ne kadar da dallandırılıp budaklandırılıyor. konular ne kadar saptırılıyor, ne şekilde nasıl da illa ki bir başka sıkıntıya yamanıyor. konulara ne çabuk şekil değiştirtiliyor. HER KONU NASIL BAŞKA BİR ESAS GÜNDEME YEM OLUYOR!
asıl sıkıntım şu ki; konuların şekil ve hal değiştirilmesi görevi nasıl bir karmaşık, entellektüel ve akademik birikim kokan kelimeler ile yapılmaya çalışılıyor. kafalar ne “ileri” yöntem ile karıştırılıyor!
çok yakından takip ettiğim “dini hanesi” konusunda, bu durumlarını bana yutturamadılar AMA hakim olmadığımız ve daha çok taze olan konularda, bize neler neler yutturuyolarlar. ve bu yutturucular yeni medya düzeni içerisinde ne güzel köşe tutup prim yapıyorlar.
yazıma vesile olan köşe yazıcığını okumak isteyenler için link şudur;http://yenisafak.com.tr/yazarlar/?t=09.02.2010&y=AkifEmre
| — | Patrick Süskind – Kontrbas, s55 |
Mete Özgencil’in 2001 ylında çıkardığı Olmalı albümünü kaç kişi biliyor? Kaç kişi hatırlatıyor?
Banksy’nin muazzam çalışması. Bedri Baykam’ın 1.500.000$ fiyat biçtiği “this has been done before” saçmasının yanında sergilenmesi gerekir!
So Black and Blue - Waldeck / Ballroom Stories 2007
konser sonrası takıntısı. konserden önce şarkıyı farketmemişim
put a little love in my soul - stee downes / all in a day 2008
Our Day Will Come - Waldeck / Ballroom Stories 2007
Cuma konserine hazırlık niyetine 3
Memories - Waldeck / Ballroom Stories 2007
Cuma konserine hazırlık niyetine 2
Addicted - Waldeck / Ballroom Stories 2007
Cuma konserine hazırlık niyetine.